Aslan İle Ortakları

“Ha şöyle,” demiş aslan, “ben akıllı hayvanlar, severim. Üçüncü parçaya gelince; bu, ortakl.ğ.m.z.n en yaman kişisine verilecek, yani bana. Var m, içinizde benden daha üstün, daha yaman olduğunu ileri süren?”

Berikiler ne desinler? “Hayır, yok,” demişler.

“İyi! Ben akıllı hayvanları severim. Siz de masalar, akıllı uslu hayvanlarsınız. Dördüncü parçaya gelince; bu parça da benim. Hele biriniz elini sürmeye görsün, yandığı, bittiği gündür! Bir vurdum mu, dünyaya geldiğine bin pişman ederim onu. Tamam mı?”

Berikiler başlarını yerden kaldırmadan;

“Tamam!” demişler.

“Yahu,” demiş aslan, “siz amma da iyi ortaklarmışsınız be! Hem iyi, hem de akıllıymışsınız. Bilirsiniz, ben akıllı hayvanları severim.”

Böyle demiş, üç ortağının gözü önünde geyiği yemiş, bitirmiş.

Published in: on Ağustos 28, 2009 at 1:20 pm  Yorum yapın  

Kurt İle Kuzu

Kurt suya inmiş, tam içecek, başını çevirmiş; bakmış, bir kuzu. Körpecik, gencecik, tüyü yeni bitmişlerden. O da kurdu görmüş, bacakları tir tir titreyerek bakıyor.

kurt ile kuzu

Kurt kaşlarını çatmış, dik dik süzmüş kuzucuğu: “Bana baksana sen,” demiş. “Ne yapıyorsun orda, söyle bakayım?”

“Hiç,” demiş kuzucuk, “su içiyordum.” “Niçin doğru dürüst suyunu içmiyorsun, peki?” “Anlamadım,” demiş kuzucuk. “Anlamamışmış! Ben şimdi sana anlatırım. Benim içeceğim suyu ne halt etmeye bulandırıyorsun; sende hiç utanma arlanma yok mu?”

“Senin suyunu bulandırmak mı? Ama bu olanaksız. Sen yukardasın, ben aşağıda. Irmak da yukardan aşağıya akıyor. Aşağıdan yukarıya değil ki…”

“Demek, öyle…” demiş kurt. “Demek… Ha ha, şimdi tanıdım seni, şimdi. Sen değil miydin, geçen yıl anama bacıma söven, ha, sen değil miydin?”

Kuzucuk şaşırmış:

“Kesinlikle hayır” demiş. “Ben daha bu yı| doğdum, geçen yıl hayatta bile değildim.”

“Öyle mi? O zaman, sen değilsen mutlaka senin kardeşindi.”

“O da olanaksız” demiş kuzucuk. “Benim hiçbir zaman kardeşim olmadı. Ben bir ananın bir babanın tek kuzusuyum.”

“Vay beni yalancı yerine koyuyorsun ha, öyle mı? Saklama, saklama, biliyorum. Çobanlar söylediler, anama bacıma söven sizin aileden biriymiş Artık sız çok oldunuz, yüz verdik diye tepemize çıktınız. Ben şimdi seni bir yiyeyim de bütün kuzuların koyunların aklı başına gelsin!”

Böyle demiş, kuzuyu oracıkta haklamış.

Masalın Mesajı :

Diyeceğim şu: İnsan güçlüyse, yapacağını yapar, güçsüzün hakk.ndan gelir. Haks.z bile olsa, zeytinyağı gibi üste çıkar.

Avcı İle Şahin

Avcının biri tuzak kurmuş; serçeydi, sakaydı, sığırcıktı, bıldırcındı, Tanrı ne verdiyse ağına düşürüp avlıyormuş.

Yoksul serçe de tam tuzağa düşecekken gökte uçan bir şahin hemen ardına düşmüş, tuzağın içinde yakalamış küçük kuşu. Yakalamış ama, bir de ne görsün! Kendi de tuzağa düşmemiş mi!
avcı

“Aman avcı,” diye yalvar yakar olmuş. “Anan yahşi, baban yahşi güzel avcı! Ben seni bilmem, sen beni bilmezsin. Bir iştir oldu, tuzağına düştüm. Koy-ver beni gideyim. Sana şimdiye kadar bir kötülüğüm oldu mu?”

“Peki,” demiş avcı, “şu yoksul serçenin sana bir kötülüğü oldu mu?”

Böyle demiş; ağını toplamış, şahin de içinde, sırtına vurup köyünün yolunu tutmuş.

Masalın Notu :

Diyeceğim şu: Başkalarını korumak demek, kendini de korumak demektir. Kendini korumak isteyen, başkalarını da korur.

Güvercin İle Karınca

Su içmeye inen karıncanın ayağı kaymış, cumburlop suda bulmuş kendini. Bağ.r.p çağırmaya, elden günden yardım istemeye başlamış O sırada gökyüzünden bir güvercin geçiyormuş, duymuş, bu zavallıcığa yardım edeyim de kurtulsun,” demiş. Yerden bir saman çöpünü gagalamış.

güvercin

Karınca saman çöpünü sal etmiş, ite kaka kıyıya

“Sağ ol güvercin kardeş,” demiş. “Ben, bensem bu iyiliğinin altında kalmam.” Güvercin gülmüş:

“Etin ne, budun ne a karıncac.k,” demiş. Sen kim, bana iyilik etmek kim!”

O sırada avcının biri güvercini gözler dururmuş. Tüfeğini doğrultmuş, nişan almış; gez göz arpacık deyip aüvercini ha vurdu, ha vuracak.

Karınca, aman bizim güvercin elden gidecek deyip avcının üzerine yürümüş, topuğunu bir ısırış ısırmış, avcı sendelemiş, hedefini şaşırmış. Güvercin de durumu anlayıp prr diye uçmuş, gökyüzünde kaybolmuş, canını kurtarmış

Published in: on Ağustos 14, 2009 at 3:56 pm  Yorum yapın  

Maymun İle Kedi

Evin birinde bir kedi île bir maymun birlikte ya­pıyorlarmış. İkisi de yaramazın yaramazıymış; çev­iklerine etmedikleri kötülük, getirmedikleri zarar yokmuş. Maymun hırsızın teki, kedi de tam bir pey­im düşmanıymış.

Bir gün ev sahibinin mangaldaki ateşin külüne kestane gömdüğünü görünce ağızlarının suyu ak­mış. Maymun, hemen kediye sokulmuş:

“işte marifetini göstermek için tam fırsat kedi kardeş,” demiş. “Bir pençede küldeki kestaneleri al, kendimize bir kestane şöleni çekelim.”

Kedi, maymunun aklına uymuş; pençe atıp atıp kestaneleri külden çekmeye başlamış. O bunu yapa­dursun, maymun da beride kedinin çekip çıkardığı kestaneleri daha havadayken kapıyor, doğru göv­deye indiriyormuş.

Tam o sırada kapı açılmış, içeri ev sahibi gir­miş. Durumu görünce çok kızmış, kediyi yakaladı­ğı gibi eşek sudan gelinceye kadar dövmüş, peri­şan etmiş. Böylece yiyen değil, yediren dayağı yemiş

Published in: on Ağustos 13, 2009 at 2:40 pm  Yorum yapın  
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.